جارٍ البحث في القاموس…

yabancı

المعاني

sıfat
Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse); bigâne, ecnebi
Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok.Ruşen Eşref Ünaydın
·
Başka bir milletle ilgili olan
Hiçbir millet, milletimizden daha çok yabancı unsurların inanç ve âdetlerine riayet etmemiştir.Atatürk
·
Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey); el (II), namahrem
Ben, yabancı bir adam, neme lazım, hiç sesimi çıkarmadım.Memduh Şevket Esendal
·
Tanınmayan, bilinmeyen; yad, yadırgı
Yabancı müşteri giremezdi kapısından. Gelenler hep edebiyat adamlarıydı.Yusuf Ziya Ortaç
·
Aynı türden, aynı çeşitten olmayan
Yağın içinde yabancı maddeler var.
·
Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan
Bu uygulamanın yabancısıyım.
·
Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan
Yabancı arabalar buraya park edemez.

شبكة الكلمات والتعابير

💾 القاموس دون اتصال

0 كلمة محفوظة في الذاكرة المؤقتة

تُحفظ الكلمات التي تبحث عنها تلقائيًا، ويمكنك فتحها دون إنترنت.