varmak
المعاني
-e
Erişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak; vasıl olmak
Hangi limana varacağını bilmeyen gemiciye derin bir denizcilik bilgisinin faydası ne?İsmet Özel
·
Belli bir duruma veya düzeye gelmek
Yaşı elliye vardı. O şimdi yolun yarısına varmıştı.
·
Hoş olmayan bir sona ermek
Beni tahkir etmeye kadar varıyorsun.Peyami Safa
·
Bir şeyi iyice anlamak veya duymak
Tadına varmak. Sırrına varmak.
-i
Acımadan, çekinmeden yapmak
Eli varmak. Dili varmak.
·
Kadın, evlenmek
Gönül verdin derlerdi o delikanlıya / En sonunda varmışsın bir ErzincanlıyaAhmet Muhip Dıranas
·
Bir durumdan başka duruma geçmek
Secdeye varmak. Uykuya varmak.
المرادفات
27