vızıldamak
المعاني
nesnesiz
"Vız" diye ses çıkarmak; vızlamak
Apansızın havada bir şey vızıldadı.Halikarnas Balıkçısı
mecaz
Hafif sesle ve bezdirici biçimde yakınmak, sızlanmak
Beni gönderecektin değil mi büyük hanım? diye vızıldadığı zaman ümidini kıracak bir şey söylemiyordu.Reşat Nuri Güntekin
المرادفات
2