جارٍ البحث في القاموس…

uğunmak

المعاني

nesnesiz, ağızlardan
Büyük bir üzüntü veya acıdan kıvranmak
Egelilere özgü siyah feracesiyle bir kadın çocuklara eğilmiş, öpüyor, kokluyor, bir yandan da acıyla uğunuyordu başlarında.Ercan Kesal
·
Ağlaya ağlaya bayılmak
·
Soluğu tıkanmak
·
İsteksiz davranmak, savsaklamak
Gönülsüz yazıyorum. İstemediğim için, çevresinde dolanıp uğunuyorum.Nezihe Meriç
·
Kendi etrafında hızlıca dönmek
Değirmenin kanatları kimi öyle hızlı dönüyordu ki kanatlar gözükmez oluyor, uğunuyordu.Yaşar Kemal
💾 القاموس دون اتصال

0 كلمة محفوظة في الذاكرة المؤقتة

تُحفظ الكلمات التي تبحث عنها تلقائيًا، ويمكنك فتحها دون إنترنت.