sıkılmak
المعاني
nesnesiz
Sıkma işi yapılmak
Çamaşırlar sıkıldı.
-den
Can sıkıntısı duymak
Ama lunaparkların işlemeli dönme dolaplarına bakmaktan hiç sıkılmadı.Adalet Ağaoğlu
·
Utanıp çekinmek
O dakikadan dakikaya daha ziyade şaşırıyor, sıkılıyor, buradan kurtulmak istiyordu.Memduh Şevket Esendal
·
Sıkıntıya düşmek
المرادفات
3
الأضداد
1