ovuşturmak
المعاني
-i
Bir şeyi bastırarak başka bir şey üzerinden geçirmek
Aynı anda, gözlerini ovuşturduğunu, sonra bir çocuk arılığıyla gülümsediğini gördü.Tahsin Yücel
·
Eli birbirine sürtmek
Ahmet kahveden içeri girerken ellerini ovuşturarak söyleniyordu.Burhan Felek
المرادفات
1