kızgın
المعاني
sıfat
Çok ısınmış, ısıtılmış veya kızdırılmış
Kızgın bir demire dökülen damla iz bırakmaz, buhar olur.Cemil Meriç
mecaz
Eş arayan (hayvan)
Kızgın bir boğa.
mecaz
Kızmış olan, öfkeli olan; mütehevvir
Bir gün odama kızgın bir ihtiyar girdi, elindeki bir tomar kâğıdı neredeyse fırlattı masama.Ayşe Kulin
mecaz
Kızışmış bir durumda olan
Çok kızgın bir fikir çarpışmasının üzerine gelmişim, kulak kesildim.İsmail Hakkı Baltacıoğlu
المرادفات
26