köşe
طبقات الأصل
الأصل
Farsça gūşe
المعاني
isim
Birbirini kesen iki çizginin, iki düzlemin oluşturduğu açı; zaviye
Kutunun sivri köşesi.
·
İki duvarın birleştiği girintili veya çıkıntılı yer
Seniha Hanım parmağını odanın köşesine uzattı.Peyami Safa
·
İki sokağın veya caddenin kesiştiği yer; büküç
Türk kadınları alacalı bir ipek kumaş gibi köşeye birikmişlerdi.Ömer Seyfettin
·
Bölüm, yer veya yan
Burgaz'ın sokaklarında her köşeden Türkçe işitiliyor.Yahya Kemal Beyatlı
mecaz
Kuytu, tenha veya ücra yer
mecaz
Kimsenin kolay kolay uğramadığı yer
İlk adımda otel, han, kahve köşeleri bulmak ihtiyacı baş gösterecek.Refik Halit Karay
spor
Futbol, hentbol ve su topunda kale çizgilerinin kesişme noktalarından her biri; korner
المرادفات
53
شبكة الكلمات والتعابير
köşe olmakköşesine çekilmekköşe tutmakköşeyi dönmekköşe atışıköşebaşıköşe bayrağıköşebentköşe bucakköşe çizgisiköşe demiriköşe direğiköşe dolabıköşe dönmeciköşe dönücüköşe gönderiköşe kadısıköşe kapmacaköşe koltuğuköşe minderiköşe penceresiköşe rafıköşe takımıköşe taşıköşe vuruşuköşe yastığıköşe yayıköşe yazarıköşe yazısıbaşköşedörtköşedört köşekenarda köşedekıyıda köşedekonuk köşesimüzik köşesikenarından köşesinden