جارٍ البحث في القاموس…

eğreti

المعاني

sıfat
Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, bir şeyin yerine geçici olarak kullanılan
O gün için oraya eğreti olarak getirilmişe benziyordu.Attilâ İlhan
·
İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış olan
Konuk kadının durgunluğu evdeki tedirginliktendi, iğne üstünde oturuyormuşçasına eğretiydi duruşu.Burhan Günel
·
► takma
Eğreti diş. Eğreti bacak.
·
Belli belirsiz olan
·
Uyumsuz, yakışmamış
zarf
İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde
Ayakları karada ama eğreti duruyorlar rıhtım taşları üzerinde.Zeyyat Selimoğlu
zarf
► üstünkörü
Her işi eğreti yapar oldun, her işi ucundan tutar oldun.Sâmiha Ayverdi
·
İleride geri alınmak üzere verilen şey
الأضداد 2

شبكة الكلمات والتعابير

💾 القاموس دون اتصال

0 كلمة محفوظة في الذاكرة المؤقتة

تُحفظ الكلمات التي تبحث عنها تلقائيًا، ويمكنك فتحها دون إنترنت.