duru
المعاني
sıfat
Bulanıklığı olmayan; berrak
·
Pürüzsüz olan (ten)
Bu, duru beyaz tenli ve kıpkızıl dudaklı bir körpe Rus kızıydı.Yakup Kadri Karaosmanoğlu
mecaz
Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.)
Böyle duru bir mantık karşısında akan sular duruyordu.Ayşe Kulin
المرادفات
12
الأضداد
1