dondurmak
المعاني
-i
Donmasını sağlamak; buydurmak
mecaz
► sabitlemek
mecaz
Hareketsiz hâle getirmek
mecaz
► soğutmak
Gönlümü dondurdu kimsesizliğim / Yetişir bu yalnız sürüklendiğimEnis Behiç Koryürek
mecaz
Bir işin gerektirdiği sorumluluk ve yetkileri geçici bir süre için kullanmamak üzere durdurmak
mecaz
Beklemeye almak
Nicedir yaşam işlevlerini sınırlamış, kapasitesinin altına inivermiş, madde değişimini dondurmuştu.
المرادفات
4
الأضداد
1