celbetmek
طبقات الأصل
الأصل
Arapça celb + Türkçe etmek
المعاني
-i
Kendi üzerine çekmek
Sonra memnuniyetimi celbetmek için olacak bir türkü çağırmaya başladı.Refik Halit Karay
·
Getirtmek, davet etmek, çağırtmak
Bu kumpanyaların biri dört beş oyun verdikten sonra bey bir gece direktörü huzuruna celbetmiş.Reşat Nuri Güntekin
المرادفات
5