bağlı
المعاني
sıfat
Bir bağ ile tutturulmuş olan
Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı.Halikarnas Balıkçısı
·
Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren; vabeste
Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlıBehçet Necatigil
·
Sınırlanmış, sınırlı olan
Tüzüğe bağlı bir işlem.
·
Kapatılmış olan
Bağlı geçit.
·
Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun bağlı kuruluşlarını ziyaret ettim.
·
Birinin emri altında bulunan, onun hâkimiyeti altında olan; tabi (I)
·
► köyaltı
mecaz
Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan
Çocuklarına bağlı ana.
ağızlardan
Halk inanışına göre büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek)
المرادفات
33
الأضداد
1