akdetmek
طبقات الأصل
الأصل
Arapça ʿaḳd + Türkçe etmek
المعاني
-i
Barış, ittifak, mütareke, muahede, mukavele vb.ni yapmak; imzalamak
Hükûmet tarafından Belgrat'a dostluk muahedesini akdetmek için gönderilmiştim.Yahya Kemal Beyatlı
·
Toplantı, konferans, nikâh vb.ni tertip etmek, düzenlemek
Biz bir sene kongre akdetseydik bu yarım yamalak adama bu kadar uygun bir lakap bulamazdık.Ömer Seyfettin
المرادفات
6