örtülü
المعاني
sıfat
Örtüsü olan
Ampir koltuklu, keten masa örtülü bir lokantaydı.Selçuk Erez
·
Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış
Yerler yemyeşil ve ıslak bir çimenle örtülü.Ahmet Haşim
mecaz
Gizli, saklı olan
zarf, mecaz
Açıklama yapmadan, belli belirsiz bir biçimde; müphem
Gerçi biraz karışık bir yazı, konusunun gerektirdiği açıklığa ulaşamamış, yazılma nedenleri de örtülü geçiliyor ama önemli sorunlara dokunmakta.Memet Fuat
المرادفات
17
الأضداد
1