çıkışmak
المعاني
-e
Bir kimseye hoşa gitmeyen bir davranışından dolayı sert sözler söylemek, azarlamak
Babaanne hiç ağzını açmadı, gelinine bir kez olsun çıkışmadı, hizmetçisiz kalındı mı mutfağa girip bulaşık yıkadı.Gönül Pultar
nesnesiz
Yeter olmak, yetmek
Bir gün de son günlerden birinde, bir aşçıdan on parası çıkışmadı diye dünyanın lafını yedi.Tarık Buğra
المرادفات
16