alabildiğine
Anlamlar
zarf
Sınırsız, uçsuz bucaksız bir biçimde
·
Olanca hızı ile
Demin bana, 'Şeker değiliz ya eriyeceğiz!' diyen arabacı artık beygiri çalakamçı sürüyor; genç, dinç hayvan da arabayı alabildiğine koşturuyordu.Osman Cemal Kaygılı
mecaz
Aşırı derecede, gereğinden çok; gırla, sıvırya
Sınıfların ve sınıf farklarının tamamıyla yok edilmesi için Stahanov hareketi alabildiğine inkişaf ettiriliyor.Mete Tunçay
Eş Anlamlılar
6