sözlük taranıyor…

ağzının içine baktırmak

Anlamlar

·
sözlerini seve seve ve dikkatle dinletmek

Kelime ağı & Deyimler

ağız (veya ağzını) açmakağız (veya ağzını) büzmekağız açtırmamakağız aramak (veya yoklamak)ağız burun birbirine karışmakağızda dağılmakağızdan burun yakın, kardeşten karın yakınağızda sakız gibi çiğnemekağız değiştirmekağız dil vermemekağız eğmemekağız etmekağız kullanmakağız satmakağız tamburası çalmakağız yapmakağız yaymakağız yer, yüz utanırağza (veya ağızlara) düşmekağza alınmaz (veya alınmayacak)ağza almamakağza tat, boğaza feryatağzı (veya ağzı dili) kurumakağzı burnu yerindeağzı çirişçi çanağıağzı çirişçi çanağına dönmekağzı dili bağlanmakağzı dili tutulmakağzı dolu dolu konuşmakağzı eğri, gözü şaşı ensesinden belli olurağzı kilitlenmekağzı köpürmekağzı kulaklarına varmakağzı kurusunağzı laf (veya lakırtı) yapmakağzına ... koymamakağzına almakağzına almamakağzına atmakağzına bakakalmakağzına baktırmakağzına biber sürerim (veya çalarım)ağzına bir kemik atmakağzına bir lokma koymamakağzına bir parmak bal çalmakağzına bir zeytin verir, altına (veya ardına) tulum tutarağzına burnuna bulaştırmakağzına düşmekağzına etmekağzına geldiği gibiağzına geleni söylemekağzına gem vurmakağzına kilit takmak (veya vurmak)ağzına kira istemekağzına layıkağzına sağlıkağzına sakız olmakağzına sıçmakağzına sürmemekağzına takılmakağzına taş almakağzına tıkmakağzına tükürmekağzına verilmesini beklemek (veya istemek)ağzına volta almakağzına vur, lokmasını alağzına yakışmamakağzına yüzüne bulaştırmakağzında bakla ıslanmamakağzında büyümekağzında çalkalanmakağzında gevelemekağzındanağzından (söz veya lakırtı) dirhemle çıkmakağzından baklayı çıkarmakağzından bal damlamak (veya akmak)ağzından burnundan getirmekağzından çıkanı (veya çıkan sözü) kulağı duymamak (veya işitmemek)ağzından çıkmakağzından çıt çıkmamakağzından dökülmekağzından düşmemek (veya düşürmemek)ağzından girip burnundan çıkmakağzından hayır çıkmazsa bari şer söylemeağzından inci saçmakağzından kaçırmakağzından kapmakağzından lakırtı (veya laf) almak (veya çekmek)ağzından lokmasını almakağzından söz (veya laf veya lakırtı) eksik etmemekağzından yel alsın!ağzında yaş kalmamakağzını açacağına gözünü açağzını açıp gözünü yummakağzını aramak (veya yoklamak)ağzını bağlamakağzını bıçak açmamakağzını bırakıp kıçıyla (veya bir tarafıyla) gülmekağzını bozmakağzını burnunu çarşamba pazarına (veya çanağına) çevirmekağzını burnunu dağıtmak (veya kırmak veya parçalamak)ağzını dilini bağlamakağzını havaya (veya poyraza) açmakağzını hayra aç!ağzını kapamakağzını kapamak (veya kilitlemek)ağzını kiraya vermekağzını koklamakağzını kullanmak (veya satmak)ağzını mühürlemekağzının içine bakmakağzının içine girmekağzının içi yangın yerine dönmekağzının kâhyası olmakağzının kaşığı (veya kalıbı veya lokması) olmamakağzının kokusunu çekmekağzının mührü ileağzının payını (veya ölçüsünü) almakağzının payını (veya ölçüsünü veya kayarını) vermekağzının perhizi yokağzının suyu akmakağzının tadını bilmekağzını öpeyim (veya seveyim)ağzını sıkı (veya pek) tutmakağzını tıkamakağzını toplamakağzını tutmakağzı olan konuşuyorağzı oynamakağzı sulanmakağzı süt kokmakağzı teneke kaplıağzı torba değil ki büzesinağzı var dili yokağzı varmamakağzı yanmakağzıyla içmesini bilmekağzıyla kuş tutsa...
💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı