ağırlık
Anlamlar
isim
Ağır olma durumu; tartı
Yükün ağırlığı.
·
Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne
·
Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer
·
Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum
Havanın ağırlığı.
·
Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum
·
► takı
Kadın bütün ağırlığını takıp düğüne gitti.
·
► sorumluluk
Bu işin ağırlığını tek başıma yüklendim.
·
Bir kimse, bir grup vb.nin toplum içinde etkisinin fazla olması durumu
·
Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak
Şimdi bütün ağırlığı reklama vermeli.Attilâ İlhan
ağızlardan
Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan; kalın (II)
mecaz
► sıkıntı
Göğsümden asabi bir ağırlığın yükseldiğini, nefes aldırmayacak gibi boğazıma tıkandığını duyuyordum.Ömer Seyfettin
mecaz
► ağırbaşlılık
Çocuğa yıllar geçtikçe bir ağırlık geldi.
mecaz
Değerli olma durumu
Hediyenin ağırlığı.
mecaz
Uyuşukluk ve gevşeklik durumu
Beynime bir ağırlık peyda olmuştu.Aka Gündüz
askerlik
Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri
Akşama doğru, ağırlığın başında bezgin neferlere iş gördürmeye uğraşıyordum.Falih Rıfkı Atay
fizik
Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke; gravite
spor
Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori; sıklet
Eş Anlamlılar
54
Zıt Anlamlılar
1