çaresiz
Anlamlar
sıfat
Çaresi bulunmayan, onulmaz; umarsız, devasız
Çaresiz derdimi oğlana anlatıp dükkâna döndüm.Ahmet Ümit
·
Çare bulamayan, zavallı (kimse); biçare
Viranelerde yemek için ot toplayan çaresiz kadınlarla konuştu.Ömer Seyfettin
zarf
Çıkar yol bulamayan bir biçimde; umarsız
Birdenbire kendini o kadar çaresiz hissetti ki oradan uzaklaşıp bir sütunun dibine çökerek ağlamaya başladı.İhsan Oktay Anar
zarf
► ister istemez
Başöğretmen bu armağanları geri çeviremediği için çaresiz kabul eder.Salâh Birsel
Eş Anlamlılar
27